Blog Arama
8 Mart’ın Hikâyesi
8 Mart’ın arkasında uzun bir hak arayışı var. 19. yüzyılın sonunda kadın işçiler ağır çalışma koşullarına, düşük ücretlere ve siyasal haklardan dışlanmaya karşı örgütlenerek seslerini yükseltti. Aynı işi yapan insanların farklı koşullarda yaşaması kabul edilmedi ve bu itiraz zamanla büyüdü. 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart uluslararası bir gün olarak kabul edildi; kısa sürede dünyanın birçok yerinde hatırlanan bir tarih haline geldi.
Sıkça Sorulan Sorular
Sizlerden gelen soruları dikkatle inceliyor ve en sık karşılaştığımız konuları tek bir metinde topluyoruz. Aşağıda; sipariş süreçlerinden, iade adımlarına, ödeme onaylarından ürün uyumluluğuna kadar merak edilen başlıkları net şekilde bulabilirsiniz.
NOH Extended × Sescibaba: Her Perşembe Açık Synth Buluşması
Her Perşembe akşamı, Sescibaba sponsorluğunda NOH Extended içinde yer alan SynthRoom’da tek bir masa etrafında açık bir üretim alanı kuruluyor. Synth’ler, kablolar ve bağlantılar masanın üstünde; meraklılar yakından inceleyip kurcalayabiliyor, merakını giderip deneyerek öğrenebiliyor. Oda, sadece dinlemeye değil; dokunmaya, denemeye, bağlantı kurmaya ve birlikte keşfetmeye alan açıyor.
14 Şubat Özel: Aşka Dönüşen Kayıtlar
Bazı şarkılar “romantik” olmasının yanı sıra hayatın tam içinden çıktığı zaman insanın içine yerleşir. 14 Şubat’ı kalabalığa karışmadan, içeride daha sakin bir ritüele çevirmek isterseniz; iyi bir ses, yumuşak bir ışık ve birlikte seçilmiş birkaç kayıt yeter. Aşkın sadece ‘mutlu son’ olmadığını; bazen veda, bazen takıntı, bazen de aynı hikâyeye iki farklı yerden verilen bir cevap olduğunu hatırlatan parçalar…
Analog mı Dijital mi? “Analog Daha İyi” Sözü Ne Zaman Doğru?
“Analog daha iyi” stüdyo dünyasında en çok duyulan cümlelerden biri. Ama sorun şu: Bu cümle tek başına doğru ya da yanlış değil. Ne kaydettiğine, nasıl çalıştığına, hangi ekipmana sahip olduğuna ve neyi ‘iyi’ saydığına göre değişiyor.
Müzik Tarihini Değiştiren Buluşlar: Mikrofon, Synth, Sampler, Auto-Tune…
Müzik tarihi yalnızca bestelerle ilerlemedi. Müzisyenin eline geçen her yeni araç, müziğin nasıl kaydedileceğini, nasıl duyulacağını ve nasıl üretileceğini değiştirdi. İlk dönemlerde ses, aynı odada paylaşılan bir andı. Sonra kayıt geldi; ardından sesin büyütülmesi, taşınması ve “stüdyoda yeniden kurulması” mümkün oldu. Bugün “sound” dediğimiz şeyin büyük kısmı, enstrümandan çok teknolojiyle şekilleniyor. Bu yazıda, oyunu gerçekten değiştiren buluşların; “öncesi nasıldı, sonrası ne oldu” netliğiyle aktarıyoruz.
Modal Electronics: ARGON, COBALT, CARBON
Synth dünyasında bazı markalar “çok özellik” ile öne çıkar; Modal Electronics ise bunun üstüne bir şey daha koyar: derin ses tasarımını sahnede ve stüdyoda gerçekten oynanabilir hâle getirir. ARGON, COBALT ve CARBON serileri; menülerde kaybolmadan, hızlıca karakter yakalamayı seven müzisyenlere de; modülasyon, sekans ve dokularla saatlerce uğraşan sound designer’lara da hitap eder.
David Bowie: Ziggy’den Blackstar’a
David Bowie, stil ve müziği en etkileyici şekilde birleştiren isimlerden biriydi. Kıyafetleri sadece birer kostüm değil, dönemsel manifestolardı. Müzikleri ise hit olmanın çok ötesinde, birer atmosferdi. Her albümde başka biri gibi davranmadı; gerçekten başka biri oldu. Bowie’nin kariyeri, bir figürün çizgisel gelişiminden çok, parçalı bir evren gibiydi. Her dönem başka bir enerji, başka bir tavır.
Bose L1 Pro: Taşınabilir Line Array Rehberi
Bose, 1964’te Dr. Amar Bose tarafından ABD’de kurulan ve ses deneyimini “yenilik” odağında geliştirmeyi hedefleyen bir premium ses teknolojileri markasıdır. Evde, hareket hâlindeyken ve otomobil içinde kullanıma yönelik çözümler geliştirir; yıllar içinde hoparlör teknolojilerinden araç içi ses sistemlerine ve gürültü engellemeye uzanan geniş bir ürün ekosistemi oluşturmuştur.